TMO GM Güldal: Buğdayın gelişim ve boylanma sürecinde kuraklık etkisinin olumsuz tesirini sahada gözlemliyoruz
Foreks – Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, TMO’nun 2025 yılı hububat alım kampanyası hazırlıklarını tamamladığını belirterek “TMO geçmiş yıllarda olduğu gibi tümenstrümanları kullanarak bu yıl da üreticilerimizin yanında olmaya devam edecektir.” dedi.
AGRO TV’de yayımlanan “AGRO TV ile Günaydın” programına canlı yayın konuğu olarak katılan Genel Müdür Güldal, 2025 yılı hasat dönemi ve yaklaşan hububat alımlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
“TMO Üreticilerimiz Açısından Sigorta Görevi Yapıyor.”
TMO’nun kurulduğu 1938 yılından bugüne kadar üreticilerimizin her zaman yanlarında olduğunu dile getirerek sözlerine başlayan Güldal “TMO, 87 yıllık bir kuruluş. Cumhuriyetimizin en önemli değerlerinden, kurumlarından bir tanesi. Üreticiler için bir sigorta görevi yapmış bugüne kadar. Bu görevini de hiç ihmal etmemiş. Bunun yanında hem ülke ekonomisine hem tüketicilere yönelik birçok faaliyet yürütmüş. TMO’nun sadece hasat döneminde değil, yılın her döneminde çok güçlü ve önemli görevleri söz konusu. Ama her hasat tabi ki yeni bir heyecan, yeni bir bereket demek. Üreticilerimizin mahsulünün değere dönüşme dönemi. Bu anlamda üreticilerimizin için önemli olan her şeyde TMO çok önemli. TMO’nun görev alanının başında hububat geliyor. Bu ürünlerin alım hazırlık süreci belli bir mesai gerektiriyor. Bu çalışmalar da son günlerde yoğunlaşarak devam etti ve hemen hemen şu anda biz bütün hazırlıklarımızı tamamladık. Ülke olarak 2025 yılı hasat dönemine girmiş bulunmaktayız. Lokal olarak bazı bölgelerde hasadın başladığını görüyoruz. Hasat %1-2 seviyelerinde. TMO geçmiş yıllarda olduğu gibi tüm enstrümanları kullanarak üreticilerin yanında olmaya devam edecektir.” dedi.
“Depolarımız Üreticilerimize Açıldı.”
Güldal, erken hasat olan yerlerde üreticilerimizin depolama problemi çekmemeleri için 12 Mayıs tarihi itibarıyla TMO’nun depolarını üreticilere açtığını belirterek “TMO tarafından bir referans fiyatı belirlenene kadar başta kendi depolarımız olmak üzere lisanslı depolar da üreticilerimize açılmıştır. Hasadını yapan üreticilerimiz ürünlerini hemen satmak istemiyorsa TMO ya da lisanslı depolara teslim ederek belgelerini alabilirler. Üreticilerimiz ürünlerini piyasa oluştuktan ve fiyat belirlendikten sonra isterlerse TMO’ya satabilirler, isterlerse başka alıcılara satarak değerlendirebilirler.” ifadelerini kullandı.
“Hububatta Kuraklık Etkili Oldu.”
2024-2025 yılının özellikle iklimsel özellikleri itibarıyla tarımsal ürünler açısından sıkıntılı bir sezon olarak başladığını belirten Güldal, şunları söyledi:
“Özellikle meyve grubunda zirai don hadisesi ülkemizin 60’ın üzerinde ilinde etkili oldu ve 16 ürüne ise önemli derecede hasar verdi. Ama hububat tarafından baktığımızda yani bizim görev alanımızdaki ürünler olan buğday ve arpaya baktığımızda ise zirai dondan ziyade kuraklığın daha etkili olduğunu görebiliyoruz. Yani bizim su yılı dediğimiz 1 Ekim’den nisan sonuna kadar yağış rejiminde ortalama %25 civarında bir gerileme söz konusu. Hâliyle buğdayın gelişim ve boylanma sürecinde bu kuraklık etkisinin olumsuz tesirini sahada gözlemliyoruz. Bugün Türkiye İstatistik Kurumu bu yıla ilişkin bitkisel üretimin 1. tahminini açıkladı. Geçen yıla göre buğday üretiminin yüzde 5,8 azalarak 19,6 milyon tona, arpa üretiminin yüzde 8 gerileyerek yaklaşık olarak 7,5 milyon tona ineceği tahmin edildi. Sahada yaptığımız araştırmalar, bizim yaptığımız fenolojik değerlendirme raporlarında görüldüğü üzere özellikle yağışın az olduğu bölgelerde bir verim düşüklüğü ve rekolte kaybı söz konusu olacak.”
“TMO Bugüne Kadar Maliyetin Üzerinde Referans Fiyatı Açıklamıştır.”
TMO alım fiyatlarının tüm parametrelerin dikkate alınarak belirlendiğini belirten Güldal “Tarım ve Orman Bakanlığımızından, Kurumumuzun sahadaki teşkilatından, akademisyenlerden ve sivil toplum kuruluşlarından görüş alınarak bir maliyet çalışması yapılıyor. Burada en önemli husus verim miktarıdır. Verim miktarının rekoltenin kaybıyla beraber bir miktar az olacağını zaman zaman dile getirdik. Dolayısıyla bu maliyeti doğrudan etkileyen bir faktör. Ama şunu söylemekte yarar var. TMO bugüne kadar maliyetin üzerinde fiyatlandırma yaparak referans fiyatı açıklamıştır. Bugün de aynı şekilde maliyet unsurları en ayrıntılı şekilde hesaplanarak bir alım fiyatı belirlenecektir. Yani bu ne demektir? Üreticimiz ürününü o fiyatın altında pazara, piyasaya sunmasın. Eğer onun altında değerlendirmeler olursa TMO onlar için sigortadır, bir güvencedir. Bize arz edilen tüm ürünleri her yerde almaya geçmiş yıllarda olduğu gibi devam edeceğiz. O noktada bir sıkıntı yok. 600’ün üzerinde alım noktası açmayı yine planlıyoruz.” dedi.
“TMO Bu Yıl da Regülasyon Görevine Devam Edecek.”
2018 yılından itibaren üreticilerin talepleri doğrultusunda alım fiyatlarının hasat döneminden önce açıklandığına dikkat çeken Güldal şöyle konuştu:
“Bazen piyasa fiyatları üretici lehine seyrettiğinde 1 hafta 10 gün ötelediğimiz, 15 gün ötelediğimiz yıllar oldu. Ama bu yıl baktığımızda fiyatlar piyasa fiyatları civarında seyrediyor. Dolayısıyla bu yıl çok geçmeden hububat alım fiyatlarının açıklanacağını değerlendiriyoruz. Son yıllarda gerek Kurumumuz gerekse Bakanlığımızca özellikle hububat üretimini teşvik edici politikalar uygulanmaktadır. Bu politikalar çerçevesinde hasat sezonu öncesinde ya da hasatla eş zamanlı olarak üreticilerimizi memnun edici hububat alım fiyatları açıklanmıştır. Ayrıca Bakanlığımızca üreticilerimize hububat alım desteği de verildi. Yapılan çalışma ve politikalar neticesinde ülke genelinde hububat ekilişi artmış ve Kurumumuzca özellikle son üç yıl boyunca uzun yıllar ortalamasının üzerinde hububat alımı yapılmıştır. 2023 yılında 13,2 milyon ton gibi rekor bir alım yapıldı. 2024’te ise yaklaşık 5 milyon ton alım yapıldı. Alım rekoru kırmaktan daha önemlisi her dönem üreticimizin yanında olmaktır. TMO, ürün alarak ya da almayarak piyasayı regüle edebilir. Piyasa, üretici lehine seyrettiği sürece TMO’nun ilave aksiyonlar almasına gerek duymadığı dönemler olmuştur. Ama şunu da ifade etmem gerekir ki bu sene de üreticilerimiz hiçbir şekilde kendilerini yalnız hissetmeyecekler. Bu anlamda TMO, tüm hazırlıklarını geçmişte olduğu gibi bu dönem için de tamamlamış bulunmakta. Bu yıl da depolama kapasitemiz, insan ve finans kaynağımızla üreticilerimizin bizlere arz edeceği tüm ürünleri alacak şekilde hazırız.”
“Stoklarımızda Yeterli Seviyede Ürün Muhafaza Ediyoruz.”
TMO’nun hem alım yapıp hem de hasat dönemi sonrasında piyasa ihtiyacı için ham maddeyi stoklayarak arz güvenliğini sağlamakla görevli bir kurum olduğunun altını çizen Genel Müdür, “TMO’nun belirli bir stok tutma yükümlülüğü var. Dolayısıyla bir miktar stok bulunması normaldir. Yani olması gereken bir eylemdir. TMO, gıda arz güvenliği için gerek olağanüstü hâl stokları gerekse piyasanın ihtiyaç duyabileceği stokları muhafaza etmektedir. Dolayısıyla bu sene de stoklarımızda yeterli ve makul seviyede ürün muhafaza ediyoruz.” dedi.
“Türkiye Buğday Üretiminde Avrupa’da Birinci Sırada.”
Türkiye’nin önemli bir tarım ülkesi olduğunu vurgulayan Güldal “Türkiye yurt içi piyasası için 19 milyon ton, maksimum 20 milyon ton buğday üretimi yapıyor. Yurt içi piyasasından kasıt şu: Türkiye 86 milyon nüfus ile 55 milyon turisti beslemeye yeter bir seviyede. Türkiye tarımda güçlü bir aktör olarak yer alıyor. Türkiye buğday üretiminde dünyada ilk 10’da yer alırken Avrupa’da ise 1. sırada bulunuyor. Ayrıca tarımda ülkemizde yaşanan son gelişmeler fevkalade memnuniyet verici. Bu gelişmelerden biri de planlı üretim. Son 2 yıldır biliyorsunuz planlama dönemine geçildi ve bu yıl da uygulamasına başlandı. Bu süreci üreticilerin yavaş yavaş benimsediğini görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Yeni planlama uygulamalarıyla temelde planlama desteği, tohum desteği gibi bir paket destekleme söz konusu oldu. Bu, Tarım Bakanlığımızın taşra birimleri tarafından üreticilerimize 1 yıl boyunca sürekli anlatıldı. Sayın Bakanımız tarafından da sıklıkla vurgulanıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin tarımsal planlamasıyla ilgili bugüne kadar duyduğumuz ‘Türkiye’de tarım planlamalı.’ söyleminin karşılığı yasal olarak hem fiilen hem de destekleme imkânları ortaya konarak pratiğe dönüştürülmüş durumda. Yani devlet üzerine düşeni yapmış durumda ve yapmaya devam edecektir.” ifadelerini kullandı.
“TMO’nun Stokları ve Tüm Mal Varlığı Sigortalıdır.”
Lisanslı depolarda muhafaza edilen tüm ürünlerin sigortalı olduğunun altını çizen Genel Müdür Güldal, “Ülkemizdeki lisanslı depoların kapasitesi 12,2 milyon tona ulaştı. Bu gerçekten ciddi bir rakamdır. Depolar ülkemizin birçok ürününde başta hububat üretim bölgeleri olmak üzere yoğunlaşmaktadır. Lisanslı depoculuk sistemin son derece iyi bir sistem olsa da bu sistemin doğru işletilmesi gerekmektedir. Burada zaman zaman bazı eksiklikler olsa da lisanslı depolarda “Lisanslı Depoculuk Tazmin Fonu” bulunmaktadır. Dolayısıyla herhangi bir şekilde bir problem olduğu zaman lisansı depoculuk tazmin fonu bunun garantisidir. Yani bir devlet mekanizması söz konusundur. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kendi depolarında ya da lisanslı depolarda muhafaza ettiği tüm emtialar, hatta mal varlıklarının tamamı sigortalıdır.” dedi.
“Hasadın Yapıldığı Her Yere Ayağımızın Değmesini İstiyoruz.”
Güldal, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da hasat sezonu boyunca iş yerlerimize ve bölgede bulunan sektör paydaşlarımıza sık sık ziyaretler gerçekleştireceğini ifade ederek “Biz tabi özellikle Çukurova, Amik Ovası ve Güneydoğu’dan başlamak üzere hasadın başlayıp yoğunlaştığı her yere ayağımızın değmesini istiyoruz. Tabi sadece ben değil, TMO üst yöneticilerinin tamamı da sahada olacak. Ankara’da 2-3 gün, taşrada ise 3-4 gün; o şekilde bir program yapmaya gayret ediyoruz. Bunun çok faydasını da görüyoruz. Gittiğimiz yerlerde üreticilerimizle konuşuyoruz. Onların talep, ihtiyaç ve sohbetlerini dinliyoruz. Bize söyleyecekleri, diyecekleri ne varsa yüzümüze söylüyorlar. Biz de onlara anlatıyoruz. İnşallah bayramdan sonra bu süreç hızlı bir şekilde devam edecek.” diyerek konuşmasını tamamladı.








